Caz Tarihi ve de dahası | Caz Yapma Lan

yazar: can

Caz yapma lan!” Caz kelimesini ilk duyduğum cümle buydu. Bir de sokak röportajlarında “entel, dantel, elit müziği” diye bir şey görmüştüm. Buradan Türklerin caz ilgisinin müzik çemberinin dışında olduğu; Dünyayı yeniden keşfetmek gibi…

Nedir Abi Bu Caz?

“Emprovizasyon” “Caz Nedir?” sorusuna genelde verilen cevaplardan biri budur. “Emprovizasyon Nedir?” sorusuna ise: Doğaçlama
Sözlük ise “şiir veya müzikte kurgulanmadan, düşünmeden, birdenbire, içinden geldiği, doğduğu gibi söyleme veya çalma türü.”
Türk müziğinde bunu bir yerde çok bariz görüyoruz: Aşık Atışmaları

Eğer müzikle bir süre ilginiz olduysa (Akdeniz Akşamları kız tavlamalık gitarsa sayılmaz 🙂 ) “senkop” nedir bunu biliyorsunuzdur. Bu başlıklı derslerin gerçekten zor olduğunu, yoğun bir egzersiz gerektirdiği konusunda hem fikiriz. “Senkop Nedir?” sorunun en yaygın cevabı ise “doğaçlama” olarak karşımıza çıkar. Senkop, müzikteki güçlü zamanın zayıf zamana kayması olarak tanımlanır. Ritmin hızlanıp yavaşlaması, akışının değişmesi veya ters akması olarak da tanımlayabiliriz. Caz konuşurken siz ona içinden geldiği gibi, yaşadığı gibi diyebilirsiniz…

caz müzik ve tarihi

Senkop tıp dilinde “en düşük düzeyde bilinç kaybı” olarak tanımlanır. Bunu ilk duyduğumda “Caz müzisyenlerinden Miles Davis veya John Coltraine gibi isimleri sahnede izleseniz bilinçlerini kaybetmiş gibi çalıyorlar.” sözleri aklıma geldi. Sonrasındaysa şöyle tamamladı:
O dönemlerde Caz müzisyenleri öyle bir müzik yapıyordu ki Amerikalılar neye uğradıklarını şaşırdı. Onlara adeta müzik dersi veriyorlardı. Sudan çıkmış balığa çevirdiler onları. Avrupa’dan müzisyen getiren Amerikalılar “Bunlar Ne Çalıyor?” diye notalarını çıkarmalarını istediler. Daha önce hiç kimse bu kadar hızlı, aksak ritimli müzik yapmamıştı…

Doğaçlama | Karmaşa&Uyum

Yaren ile ilk Caz konserine gittiğimizde aynen şunları söylemişti. “Çok garip herkes bir şeyler çalıyor, bir karmaşa hakim ama müzik uyumlu. Herkes tek başına sahnede gibi…” tam olarak eğer bir terim kullanmadan cazı tanımlayacaksanız bunları söylerdiniz. Herkes bir şeyleri çalıyor, kendileri tek başına sahnede gibi ve karmaşık; karmaşık ama çok da uyumlu.

Caz müzik adına en ilginç noktalardan biri bekli budur: Kendini ön planda tutmak.

  • Caz müzikte kendini ön planda tutmak hakimdi. Enstrümanıyla herkes yeterlilikten fazlasını yapmaya çalışıyordu. Tekrara ise asla yer yoktu.
  • Klasik müzik ise; kişinin ve kişilerin geri planda kaldığı, müziğin kendini gösterdiği bir türdü.
  • Rock müzikte ise solistin kendini ön plana attığı şov ile müziğin uyumunu birleştirmesi ön plana çıkmakta.
miles davis
miles davis

Nerden Çıktı Bu Caz? Nereden*

Cazın çıktığı yer “New Orleans“. New Orleans güneyde ve kölelerin oldukça fazla olduğu bir yer. Bu bölgeye ise genellikle Batı-Afrika (Gine, Nijerya, Kongo) gibi ülkelerden. Aslında New Orleans’ta ortaya çıkan müzik faliyetlerinin çeşitli yerlere yayılması sonucu caz müzik yayılıyor. Savaş bitince bu köleler özgür kalıyor ve 1860’lı yıllarda ordunun elindeki tüm müzik aletlerini ucuza alarak müzik yapmaya başlıyorlar. Çalıştıkları zor şartlarda ağızlarında olan müziğin enstrümanla buluşma zamanı gelmişti. 30 yıllık bir sürede “ragtime” denilen kimilerine göre caz müziğe şeklini veren tür. Pop müziğin, klasik müziğin Afro-Amerikanlar tarafından kendi düzenlemeleriyle ortaya çıkardıkları tür. Caz müziğe şeklini verip vermediği konusunda tartışmalar olsa da Caz müziği oluşturan jenerasyonunu getirecek.

İçinde Doğdum, Reddediyorum

Şöyle bir doğanın kanunu var: müziğin doğurduğu jenerasyonlar tarafından o müzik üzerlerden atılmak istenir. (Baba değiştir şu müziği ya!) işte bundan kaynaklanır.
Ragtime‘mın doğurduğu yeni jenerasyon Afro-Amerikanlar (hür olarak doğan yeni nesil) bu müziği üstlerinden atmak istiyorlar.
Hür olarak doğmuş olsa bile beyazlar ve siyahlar arasında keskin bir çizgi var. “beyazlar için” ve “siyahlar için” gibi toplumsal sınıflandırma en üst seviyede.

Caz Müzik Doğuyor | Toplumsal Yapı

1890’ları incelediğimizde evrenselleşmenin başladığı, yeninin güzel olduğu bir dönem. Tüketim toplumu oluşuyor ki bu noktada yeninin alıcı bulması üst düzey. Popüler olan akımların doğma sürecinin temelleri atılıyor.

Hür doğan bu siyahilerin New York, Chicago gibi şehirlere gitmesi ve buralarda gettolar oluşturmaları sonucu kendi aralarındaki yaptıkları müzik. Gittikçe gelişe gelişen, hızlanan ve kendi aralarında eğlenmeleriyle devam etmektedir.
getto: Bir kentin herhangi bir azınlıkça yerleşilen bölümüne genel olarak verilen ad.

Ne gariptir ki bizde de nesillerdir getto denmesi doğru değil ama çingenelerin/romanların toplu olarak yaşadığı mahallelerde nota, kurs olmadan yetenekli çocuklar küçük yaşta enstrümanları şaşırtıcı derece iyi çalarlar. Cazla kıyaslama için bir bakış açısı değil, aslında sosyal sınıfın dışında bırakılmak insanların acılarını, duygularını farklı bir şekilde dışa vurmalara yöneliyor belki de…

İlgi Artıyor | Caz Yükselişi

Cazın yayılmasıyla birlikte inanılmaz bir ilgi giderek artıyor. Siyah, beyaz toplumsal sınıf farkının giderek çatlaması ile birlikte şehir sokaklarında duyulan fısıltılar: Siyahilerin harika müzik yaptığı konusunda

Artık beyazların yaptığı müziğe ilginin sıfır olması, hani bu her konuda siyahlardan üstün tutulan ve de bir dönem onların efendisi rolünde davranan insanlar bile bu müzik karşısında etkileniyorlar. Avrupa’dan bir çok kişi bu müziği incelemesi için çağrılıyor. Notalarına ulaşmaya çalışıyorlar.

Şöyle düşünün ilgi o kadar çok ki, günde 3-4 defa 2,5-3 saatlik sahneler alıyorlar. Günlük 12 saat enstrümana ayrılması demek, müzik aletinin vücut uzuvlarından birine dönüşmesi demek gibi bir şey. Bu müziği gittikçe anlaşılması daha zor, dinlemesi dans etmesi daha eğlenceli bir hale taşıyor.

Öldü? Öldürüldü? Vampir Kim?

Sonucu ise kaçınılmaz. Bu getto mahallerine uyuşturucu bulaşıyor. (bulaştırılıyor) Uyuşturucunun etkisiyle notalar karmaşıklaşıp müzik daha da hızlanıyor. Fakat daha üretecek çok şeyi olan insanlar genç yaşlarda hayata veda ediyor. Nesillerce dinlenebilecek bir çok besteyle birlikte sonsuzluğa uğurlanıyorlar.

Chuck Berry – Johnny B. Goode

Chuck Berry – Johnny B. Goode

Caz nasıl popüleritesini kaybetti derseniz yukarıdaki müziği dinleyin. Bu müzikler varken kimse caz dinlemedi 🙂 Sonrasındaysa caz müzisyenleri nasıl kendileri yeni nesil iken; içinde doğdukları ragtime’ı reddedip yeni akımları şekillendirdiyseler, Caz’ın içinde yeni doğan nesilse aynen bunu yaptı… Rock, Country… Bu sayede daha üzgün caz müzik türlerine evrildi. Sonrasındaysa Avrupa’ya yöneldi. Bu durum aslında kötü gibi gözükse de bu sayede kendini izole etti ve günümüze kadar popüleritesini korudu.

Acıların Notaları

Aslında “entel, dantel, elit” müziği olarak tanımlanan ülkemin kenar mahallerinde, şöyle bir gerçek var. Caz acıların, mücadelenin, hayatta kalma savaşının en içinde gettolarda doğdu. Acıların sesi, insanlığın sesi olmak için… Aslında müzikteki o “kadın” figürü hep “patron” olmuştur. Kadın kelimesi yerine Patron koyunca her şey çok daha anlamlı.. “Beni yaktın bitirdin kadın(patron)!”

Müzikle kalın; Seyahatalesle Kalın !

You may also like

Yorum Bırak